GAY GAYE
Popüler Bilim - Bilim ve teknikle ilgili en son gelişmeler, ilgi çekici makaleler.
Gay Olmak?
    Sosyal yaşamın içinde gay olarak var olabilmenin güçlükleri. Eşcinsel kimdir, nedir? Bilinmeyen yönleriyle eşcinsellik.
Odak Noktası
    Basının gözüyle eşcinselliğe bakış. Ünlüler eşcinsellik hakkında ne düşünüyorlar? Tarafsız bir sunumla, iyiler ve kötüler.
Sorunlar ve Çözümler
    Kalabalıkların içinde kaybolmuşluk. Açığa çıkarılamayan bastırılmış duygular. Başkalarına anlatamadığınız sorunlarınıza ışık tutuyoruz.
Gay Hikaye
    Her hikaye ile göz ardı edilen eşcinsellerin üstü kapalı yaşamlarının üzerindeki perdeyi kaldırıyoruz. Tutku, aşk ve heyecan dolu gizemli yaşamlardan gerçek eşcinsel hikayeleri.
Gay/Lezbiyen Arkadaş Arama
    Gay/lezbiyen arkadaş arıyorum diyenler. Artık yalnızlığınızı kendinizle paylaşmak zorunda değilsiniz. Türkiye'nin her yerinden, hatta dünyadan kendinize uygun bir gay/lezbiyen arkadaş bulacaksınız.
Gay Gaye Forum
İtiraf Ediyorum
Kolay Alışveriş
 
 
                 
Popüler Bilim
 
İSLAM MİSTİSİZMİ VE SABETAYCILIK

Tasavvuf adıyla tanınan İslam Mistisizmi "neredeyse" İslamiyet kadar eskidir. Dinin kutsal kitabının ve Hz. Muhammed'in gizemciliğe olan uzaklığına rağmen ölümünün hemen ardından gerek Kur'an'ın okunuşuna gerekse namaz, oruç vb. ibadetlerin yerine getirilmesine ilişkin mistik öğeler dine eklenmeye başlamıştır.

Kuruluş döneminde tasavvufun temel niteliği maddi değerlerden yüz çevirerek katıksız bir dini hayatı gerçekleştirme çabası, yani ZÜHD'dür. Hz. Muhammed ve ashabının temsil ettiği saf dindarlık anlayışı ve ahlaki sorumluluk bilinci, İslam'ın ilk yüzyılı içinde gelişen zühd hareketinin özünü oluşturmuştur.

M.S. 9. yüzyıldan başlayarak tasavvuf sistemleşme sürecine girdi. Ne var ki bu sistemleşme, zühd dönemine oranla büyük bir farklılaşmayı da beraberinde getirdi. Bir yandan tasavvufun ilke, kural ve yöntemleri belirlenirken, diğer yandan Hıristiyan, Yahudi, eski Yunan, Hint ve İran geleneklerinin, inançlarının etkilerini taşıyan kurumlar geliştirildi.

Allah'a doğru yapılan ruhsal bir yolculuk biçiminde tanımlanan tasavvuf yaşantının durakları (makam), ilahi durumlar (haller) tesbit edildi, nihayet fena (beşeri niteliklerin ilahi niteliklere dönüşmesi) kuramına ulaşıldı.

Bunu, peygamberlik anlayışına yakın bir velilik anlayışı, Hatemü'l-Enbiya'ya (peygamberlerin sonuncusu) karşılık Hatemü'l-Evliya (velilerin sonuncusu) düşüncesi ve inancı izledi.

Sistemleşen tasavvuf anlayışına göre peygamberler Allah'tan ancak bir melek aracılığı ile bilgi alabilirken veliler doğrudan, aracısız olarak bilgi (ilham) alıyordu.

Gerçek bilim (marifet), Allah'tan doğrudan alınan bilgilerden oluşandı. Evren varlığını ve işleyişini bir veliler yöntemine (ricalu'lgayb) borçluydu.

Allah, bütün isim ve sıfatlarıyla velide (insan-ı kamil) tecelli ediyor ve nihayet onun ağzından konuşuyordu (şatahat)!

İslami mistisizmin bu dönemdeki velilik kurumunda KABALİSTİK eğilim son derece net bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Tıpkı 10 aşamanın sonuncusunda farklı bir boyutta yaratıcının gücüne sahip kabalistler gibi veliler de evrenin varlık ve yönetiminde bir durumda olabilecekleri iddiasındaydılar.

Tasavvufun kazandığı yeni biçim İslam hukukçuları tarafından şiddetli bir eleştiriye tabi tutuldu. Kimi mutasavvıflar zındıklıkla suçlanarak sürüldü, hapsedildi, kimileri de öldürüldü. Buna karşılık Yeni Tasavvuf anlayışı gelişimini sürdürerek tümüyle felsefi bir niteliğe büründü. Muhyiddin İbn Arabi ile birlikte varlığın birliği (vahdet-i vücud) öğretisi üzerine felsefi bir sistem durumuna geldi.

Tasavvuf, bir varlık birliği felsefesi ile sonuçlanan gelişimini sürdürürken, ikinci bir tasavvuf anlayışı daha gelişti. İlk anlayışa yöneltilen şiddetli eleştirilerin de hız verdiği ikinci anlayış, İslam kurallarına ters düşmeyecek bir doğrultu izlemeyi amaçlıyordu.

Bu anlayış, ya ilk anlayış tarafından geliştirilen kuramı karşıt bir kuramla dengeleme (fena karşısında beka gibi) ya da geliştirilen kuramı İslam kuralları açısından yorumlama yolunu tuttu. Birincinin tümüyle reddetmesine karşılık akıl ve düşünceye olabildiğinde önem verdi. Varlık birliği öğretisinin karşısına görülenlerin birliği (vahdet-i şuhud) öğretisini çıkardı.

SABETAYCILIK

Sabetay Sevi 23 Temmuz 1626'da İzmir'de doğmuştur. Babası Mordecai, işi gereği İngilizlerle sürekli temas halinde olması nedeniyle en güncel konu olan "ilahi bir kurtarıcının gelişi" konusundaki spekülasyonların da içindeydi ve tam bir MESİH inancına/beklentisine sahipti.

Sabetay Sevi böyle bir ortamda büyürken TALMUD öğretilerine yöneldi ve gençlik yıllarını münzevi bir şekilde KABALA hakkında tefekkür ve pratikle geçirdi. Zekası, birikimi ve tüm kişilik özellikleriyle, çağının inancına paralel şekilde, beklenen Mesih olduğuna dair inancını yakın çevresinden başlayarak geniş bir topluluğa aktarmada çok başarılı oldu.

Sabetay Sevi'nin müritlerinin sayısındaki artış ve neredeyse dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerin akınına uğraması Osmanlı yönetiminin dikkatini çekmekte gecikmemiştir.

Sevi, sarayın baskısı sonucu İslamiyet'i kabul ettiğini beyan ettiği halde hem kendisi hem de onunla birlikte İslamiyet'i kabul etmiş görünen KABALİST felsefeye uygun bir yaşam biçimi ve uygulamalarıyla Anadolu ve Rumeli topraklarında çok uzun yıllar yaşamıştır.

Bu kabalist grubun, büyüklüğü, yaşam biçimleri ve pratiklerini ne kadar süre ile devam ettirdikleri spekülatif bir konu olmakla birlikte inanç ve felsefelerini Müslüman Türk toplumuyla belli noktalarda paylaştıklarını söylemek mümkündür.

Sabetaycı kabalistlerin İslami Tasavvuf (Sufizm) gruplarında yer almalarının kendi inançlarına daha yakın bir ortamda rahat edebilmeleriyle ilişkili olduğu açıktır. Bu iletişim, hiç kuşkusuz İslami Tasavvuf'taki Yahudi Mistisizmi motiflerini açıklayan en önemli olgulardan biridir.

"KABALA" yazı dizisinden sadeleştirilmiştir.
AKŞAM Gazetesi

 
DİĞER BAŞLIKLAR
. 'EVRİM'İN MOLEKÜLER KANITI
. ASTROLOJİ: YILDIZ FALI HAKKINDA BİLİNMEYENLER
. MEDYUM, BÜYÜ VE FAL
. AKUPUNKTUR TEDAVİSİ
. ÜNLÜ EŞCİNSEL, LEZBİYEN VE BİSEKSÜELLER
. UZAYLILAR İNSANLARI KAÇIRIYOR MU?
. BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİ'NİN SIRRI!
. NOSTRADAMUS: KAHİN Mİ ŞARLATAN MI?
. KISA UZAY KRONOLOJİSİ
. EVRİM GERÇEĞİ
. İSLAM MİSTİSİZMİ VE SABETAYCILIK
. TROYA SAVAŞI GERÇEKTEN OLDU MU?
. MEZOPOTAMYA MİTOLOJİSİ
. VİKİNG MİTOLOJİSİ
. TARİHTEKİ İLK CİNSEL METİNLER
. MISIR PİRAMİTLERİ İLE İLGİLİ ŞAŞIRTICI GERÇEKLER
. EŞCİNSELLİK ATALARIMIZDAN MI GELİYOR?
. EŞCİNSELLİKLE İLGİLİ TARİHSEL YANLIŞLAR
. MUTLU OLMANIN 10 ANAHTARI
. BİYOGRAFİ: PİRİ REİS
   
 
 
 
GayGaye.com