Bütün
insanlık arasında olduğu gibi sevgi Sümerlerde de
çeşitli tür ve şiddette bir histi. Kadını ve kocayı,
aile ve çocukları, ailenin diğer fertlerini, arkadaş
ve dostları birbirlerine bağlayan sevgi idi. Fakat
Sümer mitoloji yazarları ve şairleri daha çok tanrılar
arasındaki sevgi ile ilgilenmişlerdir. Dünyadaki
yaşam, verimlilik ve insanlığın özellikle Sümer
ve onun halkının iyi durumda olması, tanrıların
çiftleşmelerine bağlıydı. Çok şükür modern tarihçiler
Sümer şairlerini pek terbiyesiz bulmuyorlar. Çünkü
onlar erkek ve kadın organlarını tam adları ile
söylemekten çekinmiyorlardı. Bazı mitolojilerde
tanrısal aşk ile ilgili dünyevi ve insanlığın gereksinmesini,
bugünkü bilim adamlarının henüz anlayamadığı bazı
sembollerle anlatırlarken, diğer bazı mitolojilerde
de çok açık bir dil kullanmışlardır.
 |
Bir
çiviyazısı tablet örneği |
Tanrısal
çiftleşmenin iyi bir örneği Sümer ve halkı için
getirdiği bereketli sonucu anlatan kuru ve sıcak
ülkenin yaşam kaynağı Dicle ve Fırat nehirleri ile
ilgili şiirdir. Bir şaire göre bilgili su tanrısı
Enki şahlanmış bir vahşi boğanın bir yaban ineği ile çiftleştiği
gibi, tohumunu dökerek onları su ile dolduruyor.
Şöyle yazmış şair:
Baba
Enlil gözlerini Fırat'a
çevirdikten sonra,
Şaha
kalkmış boğa gibi gururla kalktı,
Erkeklik
organını dikiltti,
Dicle'yi
saçılan sularla doldurdu.
Yabani
inek çayırdaki yavruları için böğürüyor, akrepler
(doldurdu) ahırı,
Dicle,
şaha kalkmış boğaya olduğu gibi teslim oldu,
O
erkeklik organını kaldırdı, gelinlik hediyesini
getirdi,
Dicle'ye,
büyük boğa gibi, neşe verdi, onu doğuma yöneltti,
Getirdiği
su, saçılan sudur.
Getirdiği
tahıl, halkın yiyeceği depolanmış tahıldır.
Sümer
mitoloji yazarlarının en çok ilham ve benzetmeleri,
Sümer aşk ve bereket tanrıçası İanna
ile ilgili olanlardır. Sümer dinsel inanışına göre
büyük bir seks çekiciliği olan bu tanrıça ile ilgili
bir kralın yaptığı kutsal evlenme töreni sonucu
kutsal toprak bereketleniyor ve dölyatağı verimleşiyor,
bu da ülkenin zenginleşmesine ve halkın daha iyi
yaşamasına neden oluyordu. Tanrıçanın kralla yaptığı
kutsal evlilikle ilgili şiirden bir bölüm:
"Bana,
benim kadınlık organıma gelince:
Benim
için, kim tümseği yığacak,
Ben,
bakireyi kim sürecek?
Kadınlık
organım, sulanmış yer.
Ben,
kraliçe içim kim öküzünü oraya yerleştirecek?"
Buna
cevap geliyor:
"Ey
hanımefendi, kral sürecek senin için onu,
Kral
Dumuzi sürecek senin için
onu".
Ve
tanrıça neşe ile karşılık veriyor:
"Sür
kadınlık organımı, kalbimin adamı!"
Başka
bir şiirin bir bölümünde tanrıça, sevgilisini "elini
onu eline", "ayağını onun ayağına" koyduktan, dudağını
onun ağzına bastırdıktan ve onun zevkini çıkardıktan
sonra, onu "dikili ağaçlar", "yere yatmış ağaçlar"
bulunan bahçesine götürüyor. Tanrıça orada hurma
ağaçlarının, elma ağaçlarının meyvelerini devamlı
olarak "benim değerli sevgilim" diye hitap ettiği
sevgilisi için toplayıp yığmış gibi görünüyor.
Fakat
her şey, hatta aşk da çok iyi olmasına rağmen İanna'nın bir balbale'sine (şarkı)
göre, sevgilisi yine de o güzel yatağını bırakıp
sarayına dönmeye can atıyor gibi görünüyor.
"Sevgilim
benimle karşılaştı,
Benden
zevkini aldı, benimle neşelendi,
Erkek
kardeş beni evine götürdü,
Beni
güzel kokan bal-yatağa yatırdı,
Benim
değerli tatlım,
Kalbimin
yanında yatarak,
Bir
bir "dil dökerek", bir
bir,
Güzel
yüzlü erkek kardeşim böyle 50 defa yaptı, ....
Benim
değerli tatlım oturdu (diyerek):
"Bırak
beni, kız kardeşim, bırak beni,
Gel
sevgili kız kardeşim, saraya gitmeliyim...."
S.N. KRAMER
Tarih Sümer'de Başlar
Türk Tarih Kurumu Yayınları
|