| Çoğu
zaman ne olduğumun farkında bile olmuyorum.
İlişkiler ve cinsellik dışında cinsel kimliğimin
pek ön plana çıktığı olmuyor. Yalnızca diğer
gaylerle bir aradayken gay olduğumu hatırlamaya
başlıyorum. Onun dışında önemi olmuyor.
Ama
bazıları için işler pek de öyle değil. İnsanlar
gay olduğunuzu anlamaya başladığı andan itibaren
sizi hemen belli bir kategorinin içine itmeye
bakıyorlar. Çünkü en kolay bu şekilde kendilerini
koruyabiliyorlar. Çünkü onlara böyle öğretilmiş.
"Kötü, tü kaka olan şeyden uzak dur."
Düşünüyorum
da bazen. Gaysem gayim. Bütün dünya biliyor
olsun. Kocaman evrende bir toz zerresi kadar
kıymeti olmayan insanoğlunun yarattığı tabuların
mengenesinde sıkışıp kalmaya pek niyetim yok.
Alın size, tepeden tırnağa bir .bne. Benden
korkun. Benden bucak bucak kaçın. Çocuklarınızı
benden uzak tutun. Çünkü ben sizin ve toplumunuzun
biricik tehlikesiyim. En büyük hastalığınızım.
Benim gibi bir lekeyi evde yer silmekte kullandığınız
çamaşır suyuyla çıkarıp atın hayatınızdan. Böylece
rahatlayın ve bahar kokulu Ace gibi temiz hava
alın.
Toplumdaki
homofobi sandığınızdan da beter. İnsanların
gay, eşcinsel ya da homo derken dudaklarının
titreyişine bakın. En arsızı bile bu sözcükleri
söylemeye çekinir. Hatta fazla da bu lafları
etmezler, sizi aşağılamak dışında. Çünkü ne
kadar çok sarf ederlerse, aman Allah korusun
arkadaş çevresi tarafından yanlış anlanıp, bir
yamuğa gelebilirler. Değil mi yani, neden bir
erkek adam durup dururken böyle güvenilmez şeylerden
bu kadar bahsetsin.
Nedir
yanlış olan anlayamıyorum. Sonuçta varacağımız
yer yine sevgi ve yine aşk değil mi? Hangi cins
olduğunun ne ilgisi var. Siz hiç bir kediye,
hiç bir kitaba ya da ne bileyim bir şiire aşık
olmadınız mı? Eee, öyleyse üstüme bürünmüş olduğumun
kabuğun başka bir insanı sevmemde ne gibi bir
sakıncası olabilir. Bir çiçeği sevebilmem için
illa bir arı mı olmam gerekir?
Ama
insanlara bu yetmez. Çünkü onlar hep başka şeyle
düşünürler. Ne kadar bir tabu da olsa bilinçaltından
hep cinselliğe çalışır kafaları. Tüm düşünce
sistemleri başka bir yerlere bağlıdır. Ah, bilmiyorum
Freud acaba buna nasıl bir açıklama getirirdi?
İlkel toplumların gelişmemiş bilinç düzeylerinin
bir sonucu olacağına bahse girebilirim.
Bir
de "doğal olmama" suçlaması getirirler. Evet
doğal değiliz biz. Çünkü onlar kendilerini iki
köpeğin çiftleşmesiyle kıyaslarlar. Ötesi yoktur.
Doğayı eğer anlasalardı eminim akılları fazla
kaldırmaz, bir anda "read-error" verebilirlerdi.
Hermafrodit deniz canlıları, ne erkek ne dişi
hiçbir cinse sahip olmayan bakteriler, eşcinsel
koçlar, meyve sinekleri, penguenler ve daha
milyonlarcası. Eh, bize günahkar suçlaması getirenler
için sanırım Tanrı bu zavallı hayvanlara da
pek torpil geçmemiş.
Biz
de doğanın bir parçası olduğumuza göre biz de
doğalız, hem de en doğalından. Burada "biz"
zamirini kullanmam bile bir saçmalık. 11-12
yaşlarındaki okul çocuklarının küçük bir kızı
bir arsa da kıstırıp önce taciz sonra işkence
etmeleri, öz babaların kızlarını hamile bırakmaları,
töre adı altında masum kızcıkların öldürülmeleri,
hatta sırf evli oldukları için kadınların kocaları
tarafından ters ilişkiye zorlanmaları daha doğal
onlar için.
Onlar
için böyle her şey doğal, her şey mübah.
Hep
bir günah keçileri vardır. Kitlelerin içinde
suçlu olmayan tek taraf her zaman onlar olmuşlardır.
Bu
durumda da kara keçiler biz oluyoruz.
Derhal
kelleleri vurula bütün ibnelerin!
|