Ben
sadece dikkat çekmiştim. Bu kadar ilgi toplayabileceğini
inanın hayal bile etmemiştim. Ama çok sevindim.
Destekleyenler, kızanlar, küfredenler, olumlu bulanlar,
iğrenç bulanlar, Lut Kavmi'ni hatırlatanlar vesaire
vesaire. Büyük çoğunluk ilgisiz değil. İşte bu.
Herkes bir şey söylesin, ciğerimi yesin! Herkes,
herkesle aynı fikirde olmak zorunda değil ama herkesin
bir konuda fikri olsun ve onu söylesin. Sonra da
birileri çıkıp, ''Bir sus be Türkiye!'' desin, ''Bir
sus be...'' Ben yorum katmıyorum, siz ne söylediyseniz
size onları aktarıyorum.
DESTEKLEYENLER
YOK BİRBİRİMİZDEN FARKIMIZ
Bizler, maalesef Türk örf ve adetlerinin baskısı
altında, sözde ''sosyal ahlak''a saygı duyarak kendi
içimizde yaşayan, iyi eğitimli, toplum içinde itibar
gören, ama gerçek kimliğimizi açıkladığımız anda
yerin dibine sokulacağımızı da gayet iyi bilen o
malum gruptanız. Evet, eşcinseliz! Tıpkı mason derneği
gibiyiz. Herkes birbirini bilir ama kimse bir diğerine
söylemez. 32 yaşındayım ben. Benim de bir eşim var.
Geçtiğimiz bayram Mısır'da balayındaydık. Birlikte
Nil'de güneşin doğuşunu seyrettik. Sabahın ilk ışıklarında
ürperen kollarımı saran sevgili eşimdi. Uçakta yanımda
otururken, bacağının gizlice bacağıma değmesiyle
içimin titrediği de kendisiydi. Sizin sevgilinizle
yaşadığınız bütün romantizmi bizler de yaşıyoruz.
Heteroseksüel, homoseksüel yok ki birbirimizden
farkımız! (İlker A.)
ÜÇÜNCÜ CİNSİN VARLIĞI
Umarım Hürriyet Gazetesi, halkımıza eşcinselliğin
hiç de korkulacak bir tabu olmadığını anlatabilir.
En azından üçüncü cinsin varlığını kabul ettirebilir.
Biz onaylasak da onaylamasak da böyle bir gerçek
var. Kafayı kuma gömeceksin de ne olacak! (Burak)
SAYGI DUYULMALI
İnsanların cinsel tercihleri tartışma konusu bile
olamaz. Önemli olan anlaşmak. Eğer söz konusu çift,
kendileri için doğru olanın bu olduğuna kanaat getirmişlerse,
saygı duymamız gerekir. (Zeki K.)
SEVGİDE AHLAKSIZLIK YOKTUR
Ahlak, yalan söylememek, fakirin ekmeğini çalmamak,
insanlara kendine davranılmasını istediğin gibi
davranmaktır. 100 yıl önce kadınlara oy hakkı hiçbir
ülkede tanınmıyordu. Siyah Amerikalılar beyazlarla
evlenemiyordu. Bunlar ''sapkınlık'' olarak nitelendiriliyordu.
İnsanlık ilerledi ve ilerlemeye devam ediyor. İki
yetişkin arasındaki uzlaşmaya dayanan beraberliklere
başka insanlar; din, ahlak, millet, devlet adına
zarar vermemeli. Sevgide, ahlaksız olan hiçbir şey
yoktur. Farklı olana saygı duymak da ahlaksızlık
değildir. Asıl ahlaksızlık, ahlak adına eşcinselleri,
kendine benzemeyenleri dışlamaktır. (Arda)
DOĞANIN BİR BİLDİĞİ VARDIR
Doğanın eşcinselleri yaratırken elbette bir bildiği
vardır. Doğadan daha akıllı olacak halimiz yok ya!
Evli çifte tebrikler. Sevgi, ne şekilde olursa olsun
sevgidir. (Orhan B.)
GAY'LERİ SEVMEM AMA
İtiraf ediyorum: Gay'leri çok sevmem. Tamam eğlenceli
ve kıvrak bulurum. Ama taa derinlerimde hain ve
kötücül olduklarını düşünürüm. Tehlikelidir gay'ler
benim için. Ama tuhaf bir hayranlık da beslerim.
Yeryüzünde azınlık olmak zordur, bunu bilirim. Savunma
mekanizmalarının, haklı olarak, biz düzcinsellerden
daha fazla gelişmiş olduğunu düşünürüm. Yılanlıkları,
hainlikleri bundan kaynaklanıyor olsa gerek. Benim
parolam şu: ''Çok uzak kalma, çok yakın da olma.''
Ama onlardan çok hazzetmemem, onları lanetlemem
anlamına gelmez. Biraz salakça buluyorum, iki erkeğin
evlenmesinin bir ahlak meselesi haline getirilmesini!
Onlar aşık. Hangi akla hizmet biz aşkın sadece kadın
ve erkeğin tekelinde olduğuna inanabiliyoruz? Cemal
Süreya'nın aşk tarif açık: ''İki insan arasındaki
dayanılmaz çekim...'' (Candan H.B.)
PARİS BELEDİYE BAŞKANI GİBİ
Mühim olan Hürriyet'in manşeti değil, o çiftin
medeni cesareti. Onları tebrik etmek gerekir. Bu
kadar açık oldukları için. Bu kadar cesur oldukları
için. Tıpkı Paris Belediye Başkanı gibi. Seçilmeden
önce homoseksüel olduğunu açıkladı, yine de seçildi.
(Aslı M.)
TÜRKİYE FARKLILIKLARI SEVMİYOR
Ben bir eşcinselim. Ama gereğinden fazla maskulen
ve yakışıklı olduğum için herkes beni heteroseksüel
zannediyor. ''Hayır değilim'' diye özellikle altını
çizmiyorum. Gizlenmeyi de istemiyorum ama toplumun
kalıplaşmış yargılarından korkuyorum. Her an dışlanmak
ve hakarete uğramak istemiyorum. Benim Türkiye'de
sevdiğim insanla mutlu bir ilişki yaşamam neredeyse
imkansız. Şu an Amerika'da eğitim görüyorum. Burada
insan gibi muameleye alıştıktan sonra, çok sevdiğim
ülkeme söyler misiniz nasıl geri dönebilirim? Bu
karşılıksız aşk gibi. Türkiye'yi çok seviyorum.
Ama Türkiye kendi evlatlarını ve farklılıkları sevmiyor!
Geçenlerde bir internet sitesinde ''Hemcinsiniz
size aşkını ilan etse ne yapardınız?'' diye bir
tartışma vardı. Kimileri ''Öldürürüm, ağzını burnunu
dağıtırım'' diyordu. Amerika'da en muhafazakarlar
bile böyle bir şey söylemez. Nedir bu nefret? Ben
sapık değilim. Kimseye zarar da vermiyorum. Cinsel
kimliğime saygı istiyorum, o kadar. (Can K.)
GİZLİ EŞCİNSELLER ÜLKESİ
Hani bir insan sürekli ''Ben dürüstüm, ben dürüstüm''
derse, bir huylanırsın ya, bu niye dürüstlüğün bu
kadar altını çiziyor diye. Bu ülkede homoseksüelliğe
bakış da aynı hesap. Erkeklerin çoğunluğu geyiğini
yapmaktan hoşlanıyor ama iş adam gibi üçüncü cins
kavramını konuşmaya gelince ''Aman aman!'' diyor.
Sence neden Ayşe? Bir insanın hayatta en çok korktuğu
şey başına gelme ihtimali olan şeydir de ondan.
Hem merak eder, hem korkar. Gizli eşcinsellerin
ülkesine hoş geldiniz! (Selim K.)
LANETLEYENLERİ IRKÇI BULUYORUM
Bu tartışmaları, kimin ne olduğunu, kimin ne olması
ihtimalinin bulunduğunu sadece Allah bilir! Bana
sorarsanız merak bile etmiyorum. Ama siz bir insanı
sizin gibi değil diye reddederseniz çok büyük bir
sorumluluk üstleniyorsunuz demektir. Çünkü sizin
vazifeniz bu değil. Siz dünyaya insan olarak geldiniz,
insanlarla ilişki kurmak zorundasınız. Ne olurlarsa,
nasıl olurlarsa olsunlar. Onları yargılamak, dışlamak
size düşmez. Bunları yapanları ırkçı buluyorum.
İsteyen istediğiyle evlenir. Afferin onlara! (Kemal
Sarı)
LANETLEYENLER
EVLENMENİN NE MANASI VAR
İlkokul çağlarında eve Hürriyet Gazetesi alırdık.
Çok iyi hatırlıyorum, o zamanlar fiyatı 20 liraydı,
tepesinde de sarı üzerine kırmızı harflerle Hürriyet
yazardı. Aradan 20 yıl geçmiş. Hiç düşünmezdim,
bu geçen süre içinde kendi cinsimden hoşlanacağımı
ve bir sabah işyerime gelen gazetemde böyle bir
manşetle karşılacağımı! Gerçekten bu ülke değişiyor
mu acaba? Evet, ben bir eşcinselim. 7 yıl önce bir
erkeğe aşık oldum. Bir yaz gecesi ona ''Seni seviyorum''
dedim ve göğsünde hüngür hüngür ağladım. Sonrası
mı? Hüsran, korku. Benden uzaklaştı. Daha sonraki
yıllarda da acılar yaşadım. Hani denir ya, ciğerim
yanıyor, ciğerim kanıyor, bunun ne demek olduğunu
anladım. Lafı nereyi mi getiriyorum? Ben cinsel
kimliğimi itiraf edecek ya da bir erkekle evlenecek
kadar güçlü değilim. Bu durumu kimseye açıklamam
da gerekmiyor. Özellikle aileme. Ortalıkta ''Ben
eşcinselim'' diye gezmenin manası da yok. Ben bunu
özel yaşıyorum. Kimseye zarar vermiyorum. Başkalarının
da vermesini istemiyorum. Ne manası var yani insanların
gözüne sokmanın, nikah kıymanın? (Semih G.)
SEN NUMUNELİKSİN
Bana bak, sen numuneliksin! ''Bizde o biçim düşünce
özgürlüğü var'' demek için seni oraya koymuşlar.
Yalnız şunu anlaman lazım güzelim, burası Türkiye.
Ananın doğduğu memleket değil. Yok homoseksüellere
özgürlük, yok evlilik dışı çocuk yaparım, yok sevgilimle
aynı evde yaşarım. Sen farkında mısın, bu ülkede
töre yüzünden namus cinayetleri işleniyor. Sen nasıl
olur da, evlilik dışı bir ilişkiyi şahane bir şeymiş
gibi yazıyorsun, seksin muhteşem bir şey olduğunu
anlatıyorsun. Hamile kalıp kimseler görmesin diye
çocuğunu banyo penceresinden atanlar var bu ülkede.
Şaşırdın galiba! Bunları onayladığım için yazmıyorum.
Sadece toplumun gerçeklerini gör. Yok öyle, eşcinsellerin
evlenmesi filan! Çok istiyorsan git ananın memleketinde
yaşa. Biz de rahat edelim (Reyhan U.)
HER GÜN BİR FİKİR SAVAŞI
Rahmetli babamdan tek kalan miras Hürriyet Gazetesi.
Ama o miras da artık bitti, gitti. Evimizin bilgi
odağı, neşemiz bizden uzaklaşıyor. Artık her gün,
Hürriyet Gazetesi yüzünden evimizde bir fikir savaşı
yaşanıyor. Bakın Ayşe Hanım, ben 57 yaşındayım,
14 yaşında bir oğlum var. Efendim, ne demek iki
erkek evlendi! Bu haber nasıl olur da, gazetemin
birinci sayfasında yer alıyor ve siz gazetemi bu
haberi objektif verdiği için tebrik ediyorsunuz.
Olacak iş mi bu? 14 yaşındaki oğlum soruyor: ''Baba,
nedir bu?'' Ne cevap vereceksin? Tamam, ben de sizin
gibi yasaklara karşıyım; çocuk, homoseksüelliğin
de ne olduğunu bilecek ama bir yere kadar. Eskiden
de vardı bu tür şeyler ama gizli kalırdı. Şimdi
sizin gibi yazarlar sayesinde ayyuka çıktı. Sorarım
size, Allah neden Adem'i erkek, Havva'yı kadın yarattı?
Üresinler, çoğalsınlar diye. Öyleyse, iki erkek
neden evleniyor? Oğlum bana günün birinde ''Baba,
ben bir erkekle evleneceğim'' derse ben ne ederim?
(Okan M.)
DEDELERİMİZ GAY MİYDİ?
İki erkeğin cinsel ihtiraslarla bezenmiş o iğrenç
duygularına nasıl aşk diyebilirsiniz? Allah aşkına
dedelerimizin çağında kaç kişi gay'di? (Mehmet K.)
KÜÇÜK BİR ÇOCUK GİBİSİN
Bilmem farkında mısınız, sizin ''normal'' diye
gösterdiğiniz bu tür ilişkiler, yeryüzündeki ''sistem''e
tamamıyla zıt bir oluşum. Bunları yücelterek doğanın
kendi yapısına ''barikat'' oluşturuyorsunuz. Bilerek
ya da bilmeyerek sistemi bozmaya yardımcı oluyorsunuz.
Şöyle izah etmeye çalışayım: Bir filarmoni orkestrasını
dinlemeye gittiniz diyelim. Vivaldi'nin Dört Mevsimi.
Bütün hücrelerinizde o güzel müziği hissediyorsunuz.
Birden köşedeki bakkalın çırağı, tahtaya çivi ve
misina takarak kendince oluşturduğu kemanla katkıda
bulunmak istiyor. Farkında olmadan, o güzel konserin
içine ediyor. A) Eğer yaşasaydı Vivaldi buna çok
kızardı. B) Salondaki korumalar, bakkalın çırağını
kolundan tuttuğu gibi kapı dışarı ederdi. C) Maestro
konseri durdururdu. D) Dinleyiciler homurdanmaya
başlardı. Ama size kızamıyorum çünkü henüz bilmeyen
küçük bir çocuk gibisiniz. Küçük çocuklara kızılmaz
ama yanlışlar anlatılır. Yıkılan, tabular değil
Ayşe; yıkılan yüce insanın aşağılara layık görülmesini
engelleyen insanlık oluşumu. (Ahmet U./Sydney)
MECNUN LEYLA'SINA MI KAVUŞTU YANİ
Bu öyle çok da kınalar yakılacak bir durum değil.
Bunda sizi bu kadar mutlu eden, coşturan ne var
Allahaşkına? Duyan da Kerem Aslı'sına, Mecnun Leyla'sına
kavuşmuş zanneder! Enteresan olmak için suni tepkiler
veriyorsunuz. (Nevzat Ö.)
GAZETE YAZAR, YAZAR YAZAMAZ
Ben eşcinselliğe karşıyım, tasvip etmiyorum. Asla
çevremden birinin escinsel olabileceğini hayal bile
etmek istemiyorum. Söz konusu haberi okuyup geçtim,
sadece içimden ''Evet, toplum değişiyor'' dedim.
Ta ki sizin yazınızı okuyunca kadar. Yazınız yüzünden
''Acaba bu normal bir şey mi?'' diye düşünmeye başladım.
Demek istiyorum ki, gazete bir konuda haber yapabilir,
yapacaktır da. Ama siz bir yazar olarak, bu haberi
köşenizde çağ atlatan bir haber olarak yorumlayamazsınız.
Bizi yanlış yönlendiriyorsunuz. Okuyup geçilecek
bir haber üzerine, insanları düşünmeye sevk ediyorsunuz.
Merak ediyorum, bir gün oğlunuzu, erkek arkadaşıyla
kanepede dudak dudağa öpüşürken yakalasanız ne hissederdiniz?
Kolundan tuttuğunuz gibi Schöneberg'de evlenmeyi
mi götürürdünüz? Görkemli bir düğün sonrası, balayına
gönderip hoş dakikalar geçirmelerini mi sağlardınız?
(Aydın K.)
TÜRK AYDINI OLARAK SİZİ KINIYORUM
Antik Yunan'dan bugüne, her tür etik sistemin ahlaksızlık
olarak nitelendirdiği bir davranışı, övücü bir üslupla
değerlendirmenizi kınıyorum. Türkiye gibi nüfusunun
büyük çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu bir toplumda,
bu tarz marjinalliği övücü yorumlar yapmaya hakkınız
yok. Burası İskandinavya değil! Sakın ola estetik,
farklı tarz ve dünya görüşleri diye açıklamalara
sapmayın, ben Türk Dili ve Edebiyatı üzerine doktora
yapmış, estetik ve sanat temel değerlendirme ölçütleri
hakkında bilgi sahibi biriyim. Eğitim seviyesi düşük
bir topluma ''Bakın, onlar AB'ye böyle girdi. AB
vatandaşı olmanın bir yolu da, argo deyimiyle g..çülüktür''
ilhamını vermek ahlaksızlıktır. Erotizmde bir estetik
vardır, ama bu davranış biçimi iğrençliktir. Türk
olarak, Türk aydını olarak sizi kınıyorum. (Dr.
Kemal Ü.)