GAY GAYE
GÜLAY GÖKTÜRK - ÖSTROJEN AVCILIĞI
Gay Olmak?
    Sosyal yaşamın içinde gay olarak var olabilmenin güçlükleri. Eşcinsel kimdir, nedir? Bilinmeyen yönleriyle eşcinsellik.
Odak Noktası
    Basının gözüyle eşcinselliğe bakış. Ünlüler eşcinsellik hakkında ne düşünüyorlar? Tarafsız bir sunumla, iyiler ve kötüler.
Sorunlar ve Çözümler
    Kalabalıkların içinde kaybolmuşluk. Açığa çıkarılamayan bastırılmış duygular. Başkalarına anlatamadığınız sorunlarınıza ışık tutuyoruz.
Gay Hikaye
    Her hikaye ile göz ardı edilen eşcinsellerin üstü kapalı yaşamlarının üzerindeki perdeyi kaldırıyoruz. Tutku, aşk ve heyecan dolu gizemli yaşamlardan gerçek eşcinsel hikayeleri.
Gay/Lezbiyen Arkadaş Arama
    Gay/lezbiyen arkadaş arıyorum diyenler. Artık yalnızlığınızı kendinizle paylaşmak zorunda değilsiniz. Türkiye'nin her yerinden, hatta dünyadan kendinize uygun bir gay/lezbiyen arkadaş bulacaksınız.
Gay Gaye Forum
İtiraf Ediyorum
Kolay Alışveriş
 
 
 
 
Fikirlerinizi Gülay Göktürk'e iletmek için e-mail: gokturk@turk.net
ÖSTROJEN AVCILIĞI

Bir öğretmenler odası düşünün... Teneffüste çaycı tepsiyle çay getiriyor. Okula yeni tayin olan Matematikçi Halim Bey de herkes gibi uzanıp bir çay alıyor. Şekerini koyup karıştırıyor ve bardağı ağzına götürüyor.

Ama o da ne!

Halim Bey'in bardak tutan elinin küçük parmağı havada!

Öğretmenler odasındaki konuşmalar şıp diye kesiliyor: Coğrafyacı Aysel Hanım'la İngilizceci Suratsız Nuriye gizlice bakışıp birlikte dışarı çıkıyorlar.

Matematikçi Halim Bey başına gelenlerden habersiz çayını içmeye devam ediyor.

*

Bu senaryo da nereden çıktı diyorsanız, dünkü Hürriyet'in manşetini görmemişsiniz demektir.

Ben haberi gözlerim faltaşı gibi açılarak okudum.

Milli Eğitim Bakanlığı "öğretmen profili"nde bazı değişiklikler yapmış. Personel Genel Müdürlüğü'nde hazırlanan bir raporda, bundan böyle "efemine" davranışlarda bulunan erkek öğretmenlere özellikle okul öncesi ve ilköğretim düzeyinde öğretmenlik yaptırılmaması savunuluyormuş. Çünkü efemine öğretmenler çocuklar için iyi model olamazlarmış. Bundan böyle "sapına kadar erkek" olmayanlar boşuna öğretmenlik için başvurmasınmış. Bakanlık, daha önce mesleğe sızmış olan "kadınsı" erkekler için de çözüm bulmuş. Atanmayı bekleyen öğretmenler de bir sağlık kurulundan geçirilerek östrojeni yüksek olanlar elenecekmiş.

Durun, bitmedi.

Sağlık Kurulu'ndan geçmek de tehlikenin bittiği anlamına gelmiyormuş. Devlet, okullarda östrojen avcılığını sürdürecek, görev yaptığı süre boyunca "efemine" davranışı tespit edilenlere derhal görevden el çektirilecekmiş.

*

Bakanlık alenen ve resmen ortaya çıkıp "eşcinseller öğretmenlik yapamaz" deseydi, bu karar yine ciddi bir cins ayrımcılığı olurdu, yine yasalara, Türkiye'nin imzaladığı uluslararası sözleşmelere aykırı olurdu, yine büyük tepki çekerdi kuşkusuz.

Ama durum bu kadar vahim olmazdı.

Eşcinselliğin doğal bir durum, olağan bir cinsel tercih muamelesi gördüğü bir dünyada, bizim Milli Eğitimciler bırakın bu cinsel tercihe saygı göstermeyi, kadınlığın en ufak bir izini bile "eşcinsellik sinyali" olarak algılayıp "erkek" devletin saflığını korumak üzere barikatlarını örmeye girişiyor.

Kadınlığı öylesine bir zaaf, öylesine bir ayıp olarak görüyor ki, "erkek gibi" erkeğin içinde bir nebze olsun kadınlık taşımasına tahammül edemiyor. Ve zaptiye kesilip erkek cinsinin içine sızmış olan 'kadın'ı izlemeye alıyor. Onu tespit ettiği anda da, o taşıyan erkekle beraber kulağından tuttuğu gibi devlet kalesinin kapısından dışına atıyor.

Östrojen "erkek insan"ı bozup çürüten bir virüs sanki... Erkek, içindeki kadınlık yüzünden lanetlenirken, kadın bir kez daha ve dayanılmaz biçimde aşağılanıyor.

*

Bütün kadınlar biraz erkek, bütün erkekler biraz kadındır oysa...

Bu düalite, doğanın insana yaptığı hoş bir sürpriz; ak/kara ayrımlarına pek düşkün olanlara verdiği zekice bir cevaptır.

İnsan, bu ikili yapısının farkında olduğu, bunu bir şans olarak gördüğü ve keyfine vardığı oranda bütüncül, gerilimsiz bir hayat yaşayabilir.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın personel dairesindeki beylerin "feminen" deyip cüzamlıya eş tuttuğu tip, yüzyıllardır "işte erkek" diye önümüze sürülen o şiddet düşkünü, duygu yoksunu yabani insanın -maçonun- östrojen aşısıyla ıslah edilmiş halidir. Bunu yasaklamaya kalkışmak, ancak içindeki karşı cinsi sevmemekle, ondan nefret etmekle açıklanabilir.

Daha da ötesi bu, ölesiye bir korkunun ifadesidir.

GÜLAY GÖKTÜRK - SABAH

 
DİĞER BAŞLIKLAR
. BU .BNELER KİM? - YILDIRIM TÜRKER
. NEDİR BU GEY KORKUSU? - DİLEK ÖNDER
. HEPİMİZ POTANSİYEL BİSEKSÜELİZ - AYŞE ARMAN
. BÜLENT ERSOY'UN FETVASI KABUL OLUR MU? - TUNCAY ÖZKAN
. 'YASALAR EŞCİNSELLERİ YOK SAYIYOR' - ELİF KORAP
. 'EŞCİNSELLİK TERCİH DEĞİL DOĞAL BİR EĞİLİMDİR' - ELİF KORAP
. EŞCİNSELLİK GENETİK Mİ? - ELİF KORAP
. 'QUEER' KELİMESİ TUTAR MI? - NUR ÇİNTAY
. İKİ TÜRK ERKEK EVLENDİ MERTLİK BOZULDU - AYŞE ARMAN
. ÖSTROJEN AVCILIĞI - GÜLAY GÖKTÜRK
. "KEŞKE TARKAN EŞCİNSEL OLMASAYDI..." - MHP MİLLETVEKİLİ MEHMET GÜL'ÜN RÖPORTAJINDAN
     
     
 
 
GayGaye.com