Şiir
mimarı.
Elinde
kalemtıraş, yonta yonta
şiirin özünü çıkarıyordu. Ona "şiir süzücüsü"
diyenler de oldu:
"Kurşun
kubbeli loş odalarda esrarlı imbikleri karıştırarak
hayata yeni bir mayi vermeye çalışan vecitli ruhlar
gibi Yahya Kemal, aruzu ve kelimeyi eriterek şiiri,
imbikten süzdü."
Yahya
Kemal bize divan bahçelerinden içimizde yeni heyecanlar
kımıldatan eserler getirdi. Onun ilk görünüşte
Nedim'in sesini yansıtan bir taklitçi sandılar.
Oysa o, 'eskinin' içinden bize 'yeni' bir ruh,
yeni bir ses getirdi. Bu, Doğu ile Batı'nın iç
içe girmiş yeni potasıydı. Ve böylce Yahya Kemal bizde neo-klasiğin
bayraktarı oldu.
Şiirlerinde
vezin ve kafiyeyi atan ve geriye değil, ileriye
doğru hızla gelişen 20. yüzyılın sanat anlayışı
döneminde Yahya Kemal bize 'mazi'den tatlı sesler
bıraktı.
2
Aralık 1884'te Üsküp'te doğdu. Üçüncü Mustafa devrinin sancak beylerinden
Şehsuvar Paşa'dan uzanan bir kuşağın halkalarından biridir.
Aydınlara
musallat olan iktidarın despot takiplerinden Fransa'ya
kaçtı ve orada Sorbon'a
devam etti. 1912'de Türkiye'ye döndü. İlk şiirleri
Dergah dergisinde yayımlandı.
Üniversitede
(1915-1923) çeşitli dersler okuttu, Urfa Milletvekili oldu (1923), Varşova, Madrid Ortaelçiliklerinde
bulundu. 1935-1942 döneminde Tekirdağ, 1943-1946'da
da İstanbul Milletvekilliğini yaptı. En son memuriyeti
Pakistan Büyükelçiliğidir. 1 Kasım 1958
tarihinde İstanbul'da vefat etti. Rumelihisarı'na
gömüldü.
Yahya
Kemal şiirlerinde çoklukla İstanbul semtlerine
ve oralarda yaşayan halktan insanlara karşı duyduğu
sevgi (Hayal Şehir, Atikvalde'den İnen Sokakta, Koca Mustafapaşa,
Eylül Sonu.) İstanbul'un Boğaziçi'nin güzellikleri
(Akşam Musikisi, Moda'da Bahar, Bir Başka Tepeden,
İstinye, Bebek Gazeli, Çubuklu Gazeli.), Osmanlı-Türk
toplumunun yarattığı uygarlık ürünlerine karşı
duyduğu hayranlık (Süleymaniye'de Bayram Sabahı, Eski Musiki, Itri, Tanburi Cemil'in Ruhuna Gazel.), Osmanlı tarihindeki yengi
ve yenilgilerden duyduğu sevinç ve acılar (Akıncılar,
Mohaç Türküsü, İstanbul
Fethini Gören Üsküdar, İstanbul'u Alan Yeniçeri'ye
Gazel, Açık Deniz.) "doğada ve bireyin ruhunda
bulunan sonsuzluk"a
karşı duyulan özlem (Deniz, Deniz Türküsü, Uçuş,
Gece), aşk (Ses, Vuslat, Geçmiş Yaz, Erenköyü'nde
Bahar.), ölüm (Abdülhak
Hamit'e Gazel, Sonbahar,
Sessiz Gemi, Rindlerin
Akşamı, Rindlerin Ölümü, Geçiş, Yol Düşüncesi.)
temaları üzerinde durdu.
Milli
edebiyat döneminde Türkçe'yi aruza uydurmakta
üstün bir başarı gösterdi. Eski kuşak sanatçılarıyla
yeni kuşak sanatçıları arasında aruz-hece tartışmasının
kızıştığı bu dönemde kendisi aruz vezniyle yazdığı
halde hece ile yazan genç şairlerden yana oldu.
Hece vezniyle tek bir şiir yazdı: Ok.
Derleme:
Fuat Semen
GayGaye.com Editörü
Yahya Kemal Beyatlı'nın Eserleri:
Şiir
Kitapları:
Kendi Gökkubbemiz,
1961 - Eski Şiirin Rüzgarıyla, 1962 - Rubailer
ve Hayyam Rubailerini
Türkçe Söyleyiş, 1963 - Bitmemiş Şiirler,
1976.
Nesir
Yazıları: Aziz İstanbul, 1964 - Eğil
Dağlar, 1966 - Edebiyata Dair, 1971, Çocukluğum,
Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım,
1973 - Yahya Kemal'in Hatıraları, 1960 -
Siyasi, Edebi Portreler, 1963 - Siyasi Hikayeler,
1968 - Tarih Müsahabeleri, 1975 - Mektuplar ve Makaleler, 1977. |
|