Oyun
makinesinde yalnızca elle değil, kasığıyla da oynar
insan. Önemli olan, topu dipteki deliğe yuvarlanmadan
durdurmak ya da futbolda bir bek oyuncusunun yaptığı
gibi, onu sahanın ortasına geri göndermemektir.
Yapılacak şey, topun daha çok sayıda ışıklı hedeflerin
bulunduğu tepeye varınca yavaşlamasını, şaşkın,
çılgın gibi, ama kendi özgür istemiyle dönerek zıplaya
zıplaya bir hedeften ötekine geçmesini
sağlamaktır. Bunu da topu sarsarak değil, makinenin
kasasına titreşimleri ileterek başarabilirsiniz,
yoksa hedefi tutturamazsınız. Bunu ancak kasığınızla,
daha doğrusu kalçalarınızın devinimiyle yapabilirsiniz;
kasığınızı vurmaktan çok sürterek, kendinizi sürekli
olarak orgazmın eşiğinde tutarak. Kalçalarınız doğal
devinimle devinirse, öne doğru atılımı sağlayan
kabalarınızdır; ama yumuşak biçimde, ivme kasığa
ulaştığında sönecek gibi. Tıpkı homeopatide
olduğu gibi: bir karışımın içindeki hap eriyerek
bütün bütün yok olana
dek, usul usul su ekleyerek
ne denli çok sallarsanız, tıp açısından etkisi o
denli güçlü olur. Böylece, kasıktan makinenin kasasına
sonsuz-küçük bir akım iletilir, makine kuzu kuzu boyun eğer. Top, doğaya karşı, devinimsizliğe karşı,
çekime karşı, dinamizm yasalarına karşı, onun kaçıcı
olmasını isteyen yapımcısının kurnazlığına karşı
devinir. Top, Vis movendi'yle (devim gücü) esrikleşir, anımsanan ya da unutulmuş
zamanlar boyunca devinimini sürdürür. Ama bir kadın
kasığı gereklidir bunun için: kalça ile makine arasına
süngerimsi bir beden girmemeli, arada dikleşebilen
bir madde olmamalı; yalnızca bir blucinin kılıf
gibi sardığı deri, sinir ve kemikler, yüceltilmiş
bir erotik tutku, hınzırca bir soğukluk, karşısındakinin
duyarlığına ilgisizce uyum sağlama yeteneği, kendisi
aşırı istek duymaksızın onda istek uyandırma zevki.
Amazon, makineyi çılgına döndürmeli, sonra onu bırakacağı
düşüncesinin tadını çıkarmalı.
UMBERTO ECO
Foucault Sarkacı

|