GAY GAYE
Kültür-Sanat - Biyografiler, edebiyat üzerine yazılar, ünlü yazarlardan kısa öyküler ve sanata dair...
Gay Olmak?
    Sosyal yaşamın içinde gay olarak var olabilmenin güçlükleri. Eşcinsel kimdir, nedir? Bilinmeyen yönleriyle eşcinsellik.
Odak Noktası
    Basının gözüyle eşcinselliğe bakış. Ünlüler eşcinsellik hakkında ne düşünüyorlar? Tarafsız bir sunumla, iyiler ve kötüler.
Sorunlar ve Çözümler
    Kalabalıkların içinde kaybolmuşluk. Açığa çıkarılamayan bastırılmış duygular. Başkalarına anlatamadığınız sorunlarınıza ışık tutuyoruz.
Gay Hikaye
    Her hikaye ile göz ardı edilen eşcinsellerin üstü kapalı yaşamlarının üzerindeki perdeyi kaldırıyoruz. Tutku, aşk ve heyecan dolu gizemli yaşamlardan gerçek eşcinsel hikayeleri.
Gay/Lezbiyen Arkadaş Arama
    Gay/lezbiyen arkadaş arıyorum diyenler. Artık yalnızlığınızı kendinizle paylaşmak zorunda değilsiniz. Türkiye'nin her yerinden, hatta dünyadan kendinize uygun bir gay/lezbiyen arkadaş bulacaksınız.
Gay Gaye Forum
İtiraf Ediyorum
Kolay Alışveriş
 
Türkiye'nin en büyük kitabevinde arama yap:
 
 
                 
Edebiyat
 
FIRSAT!
Çek asıllı yazar FRANZ KAFKA'nın tüm eserlerini indirimli olarak IDéEFIXE'te bulabilirsiniz.
KAFKA'NIN 'DÖNÜŞÜM'Ü

"Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu."

FRANZ KAFKAKafka'nın 1912'de yazdığı Dönüşüm adlı anlatısının bu ilk cümlesi, tüm olağandışılığına, dahası şaşırtıcılığına, ürkünçlüğüne karşın, giderek daha da ürkütücü bir olağanlığa bürünecek bir öykünün habercisidir.

Babaya Mektup'ta ve Yargı'da olduğu gibi, burada da oğul ve baba söz konusudur. Ama, Dönüşüm, birçoklarına göre Kafka'nın yabancılaşma duygusunu en güçlü biçimde yansıttığı yapıtıdır aynı zamanda. Bir sabah yatağında bir böcek olarak uyanan Gregor Samsa, bilinci ve istemi dışında gerçekleşen bu dönüşümü bir türlü kabullenemez. Ailesi ve patronu ise, kısa bir şaşkınlığın ardından, onun artık bir böcek olduğunu kabullenirler. Ama böcek olmakla alışageldiği şeylerden koparak yepyeni bir konuma giren Gregor Samsa da, o güne kadar sürdürdüğü yaşama da, çevresindekilere de, bambaşka bir gözle bakacaktır.

Kafka'nın bu kitabı, hem dilimize en çok çevrilen, hem de en çok okunan yapıtlardan biridir. Yanılmıyorsam, önce Vedat Günyol, sonra Arif Gelen, ardından Kafka'nın tüm yapıtlarının Türkçe'ye aktarılmasına büyük katkıda bulunan Kamuran Şipal çevirdiler kitabı, Değişim adıyla. 1980'lere gelindiğinde, Ahmet Cemal dördüncü çeviriyi gerçekleştirdi Dönüşüm (Can Yayınları) adıyla.

FRANZ KAFKAAhmet Cemal, ilk basımı 1986'da yapılan ilk çevirinin önsözünde, Kafka'nın anlatısının özgün adı olan Die Verwandlung'un, Almanca'da bir değişimden çok daha köktenci bir olguyu, tümüyle değişip başkalaşmayı dile getiren bir sözcük olduğunu söylüyordu: Anlatıda gerçekleşen, bir değişim değil, bir dönüşümdü. O yüzden, Dönüşüm'de karar kılmıştı. Ancak, Ahmet Cemal'in çevirisinin öncekilerden ayrılan bir yanı da, kitabın sonuna Dönüşüm'le ilgili kaynakların eklenmiş olmasıydı.

Asıl uğraşım çevirmenlik olduğundan olsa gerek, böylesi önemli bir yapıtın dilimizde dört özenli çevirisinin bulunması bana çok kışkırtıcı geliyor. Günyol, Gelen, Şipal ve Cemal'in çevirileri, yapıtın aslıyla ve birbirleriyle karşılaştırarak çok keyifli ve yararlı bir laboratuar çalışması yapılabilir diye düşünüyorum. Ama burada çeviri sorunlarına dalmak gibi bir niyetim yok.

FRANZ KAFKABir kitabı 'çevirmek', o kitabı 'okumaktır' aynı zamanda. Çevirmen, çevirirken okur. Ne denli iyi okursa, o ölçüde iyi çevirir. Ahmet Cemal de, Dönüşüm'ü okuyup çevirirken vardığı düşünceleri kitaba yazdığı Sonsöz'de dile getirmiş. Başka bir deyişle, çevirmen, çevirdiği yapıta ilişkin yorumunu buraya almamın nedeni, Kafka'nın yazarlığı konusunda derinliğine bir kavrayışı yansıtıyor olması:

". Kafka'nın anlatılarından, romanlarından bize yansıyan dünya da, yazarının yaşamına değgin binlerce ayrıntıya gömülmeyi gereksinmeksizin varlığını sonrasız koruyan bir dünyadır ve bu konumunu artık Kafka'nın şöyle veya böyle yaşamış oluşuna değil, fakat kurgulanmış yazınsal gerçekliğine borçludur. Dönüşüm'ün kahramanı Gregor Samsa'nın babası ve ailesi arasında ayniyete yaklaşan bir benzerlik bulunabilir; dahası bu, belki kanıtlanabilir de. Ama bu, Kafka'nın Dönüşüm'de kendi yazgısını anlattığı demek değildir; bu açıdan Dönüşüm aile kurumunun bireyin yok edici yanlarını tüm korkunçluğuyla evrensel düzeyde yansıtan bir yazın metnidir. Daha da genelinde, çizgidışı birey-sürünün dışına çıkanı ezen toplum çatışmasını en çarpıcı biçimde dile getiren bir roman gerçekliğidir.

FRANZ KAFKA". Dönüşüm, hiyerarşi ve otorite düşüncesiyle temellenen, bu amaçla sözü edilen düşünceyi önce aile kurumu içerisinde odaklaştıran toplum içersindeki bireyin tragedyasıdır. Gregor Samsa, 'dönüştüğü' güne değin çeşitli kölelikler ve zincirleri içerisinde uslu oturduğu sürece de benimsenip sevilir. Başkaldırısı bilinçaltında başlar; bu bilinçaltı, kendine uygun biçimi yaratır: Gregor Samsa'nın böceğe dönüşmesini, gerçekte artık başkalaşmasıdır. Böceğe dönüştüğü andan başlayarak, toplumun ve ailesinin ona ilişkin -onu tutsak kılan beklentileri, artık sonuçsuz kalmaya yargılıdır; böceğin iğrençliği, çizgisi sürüyle uyuşmayan bağımsız bireyin iticiliğiyle özdeştir.

"Anlatıda toplumu simgeleyen aile, önceleri ümidini yitirmez, yeni Gregor'a hareket alanı sağlayabilmek için, odasının biraz boşaltılması gerekmektedir. Ama anne buna karşı çıkar ve ilginç olan, karşı çıkış gerekçesidir: 'Bence en iyisi odayı eskiden nasıl idiyse aynen öyle korumaya çalışmamızdır, böylece Gregor yine aramıza döndüğünde her şeyi eskisi gibi bulur, arada olup bitenleri unutması da o ölçüde kolaylaşır.'

"Burada -sözde anne sevgisiyle Gregor'un unutması istenen, onun gerçek anlamda bağımsız olabildiği zaman parçasıdır; Gregor sürüye dönebilmek için böceklikten çıkmalıdır ve sürüyle yeniden uyum sağlayabilmesi için böcek olduğu dönemi unutmalıdır. O zaman yine annesine ve babasına uyabilecektir; içinde yaşadığı topluma eskisi gibi 'hizmet' edebilecektir.

FRANZ KAFKA"Gregor'un yeniden 'insan' olmasından artık ümit kesildiğinde kız kardeşinin söyledikleri bu durumu daha vurgular: 'Buradan gitmeli. tek çare bu, baba. Ama onun Gregor olduğunu düşüncesini kafandan atman gerek. Bizim asıl felaketimiz, bunca zaman bu düşünceye inanmış olmamız. Fakat o nasıl Gregor olabilir ki? Gregor olsaydı eğer, insanların  böyle bir hayvanla birlikte yaşamalarının olanaksızlığını çoktan anlar ve kendiliğinden çıkıp giderdi.'

"Kafka'nın gerçekte hemen tüm eserlerinde varolan gülmece öğesi burada da eksik değildir: çünkü burada sözü edilen 'hayvan', asıl ya da olması gereken insandır!

"Birey olmasını başaranlara düşman kesilen son toplumlar ve bu toplumların en güçlü temeli olan, çocuklarının hep iyiliğini, gerçekte ise sürekli köleliğini isteyen son aile yapıları, yeryüzünden silinene değin, Kafka'nın Dönüşüm'ü geçerliliğini ve güncelliğini koruyacaktır."

FRANZ KAFKADönüşüm'ü ve Dava'yı geçen hafta yeniden okuduktan sonra, düşünüyorum da, Kafka, toplum, çevresi ya da yaşamı tarafından kendisine dayatılana karşı savaşmaktan çok, kendisine dayatılan 'suç'un, 'korku'nun üstesinden onu iliğine kadar içselleştirerek gelmeyi yeğliyor. Örneğin, " 'Korkum', benim maddem," diyor, "belki de en iyi yanım benim." Yapıtlarından hiç eksik olmayan 'suç'a gelince, "Bana yol gösteren ilke şudur," diyor, "suçtan asla kuşku duymamalı."

Ne müthiş bir direniş!

CELÂL ÜSTER
Radikal Kitap

Kafka'dan Alıntılar

Kitap ruhumuzun buz kesmiş sularını kıracak bir balta olmalıdır.

İnanç, giyotine benzer; onun kadar ağırdır, onun kadar hafif.

Yaşarken yaşamıyla uzlaşamayan birinin, bir eliyle, yazgısının tepesine çöken umutsuzluğu biraz uzaklaştırması gerekir. Ama bir eliyle de, yıkıntılar arasında gördüklerini not alabilir.

Tartışmada benzetmeler aşk şarkılarına benzer; çok şey anlatırlar, ama hiçbir şey kanıtlamazlar.

Her devrim buharlaşır ve ardında yalnızca yeni bürokrasinin yapışkan isini bırakır.

Odandan çıkmana gerek yok. Masanın başında otur ve dinle. Hatta dinleme bile, öylece otur, hiç ses etme, bir başına otur orada. Dünya maskesini çıkarıp özgürce sunacaktır kendini sana, eli mahkum, kendinden geçercesine ayaklarına kapanacaktır.

Anlamaya başlamanın ilk işaretlerinden biri, ölme isteğidir.

 
DİĞER BAŞLIKLAR
. FRANZ KAFKA'DAN AFORİZMALAR
. GÜZEL SÖZLER
. ÜNLÜ EŞCİNSEL, LEZBİYEN VE BİSEKSÜELLER
. TUNA KİREMİTÇİ VE YALNIZLIK SIRRI
. OSMANLI EŞCİNSEL METİNLERİ
. EROTİK EDEBİYAT
. DÜŞLERE AÇILAN PENCERE: SANDMAN
. ELİF SAVAŞ VE EŞCİNSEL BESTECİLER
. DA VINCI ŞİFRESİ VE KOMPLO TEORİLERİ
. KAFKA'NIN 'DÖNÜŞÜM'Ü
. DICK BAKER'IN KEDİSİ-MARK TWAIN
. UMBERTO ECO'YLA OYUN MAKİNESİ VE ORGAZM
. DÜNYANIN EN KISA BİLİMKURGU ÖYKÜSÜ
. TÜRK EDEBİYATINDA EŞCİNSELLİK
. FRANK HERBERT VE DUNE
. SİMYACI'NIN YAZARI PAULO COELHO'DAN ÖYKÜLER
. BİYOGRAFİ: EDGAR ALLAN POE
. BİYOGRAFİ: MEVLANA
. BİYOGRAFİ: SAİT FAİK ABASIYANIK
. BİYOGRAFİ: MEGA STAR TARKAN (TEVETOĞLU)
. BİYOGRAFİ: YAHYA KEMAL BEYATLI
 
 
 
 
GayGaye.com © 2004
Kültür-Sanat - Biyografiler, edebiyat üzerine yazılar, ünlü yazarlardan kısa öyküler ve sanata dair...